Çağrı

​                                                                                                         14.11.2014

ÇAĞRI:

Aydınlanma mücadelesi sürüyor: Rennan Hoca hapsedilmemelidir

AKP’nin devleti tamamen ele geçirdiği tarih olan 2011’den bu yana gericilikte alınan yola bakmak dehşet veriyor. Laik eğitimin ortadan kaldırıldığı bir süreç yaşadık. Artık okullarda bilim öğrenilmiyor ama din eğitimi  veriliyor. Namaz odaları ve türban ilköğretime kadar girdi. Bu yıl lise eğitimine başlayan on binlerce çocuk kendisinin ve ailesinin  isteği dışında İmam Hatiplere yazdırıldı.

Üniversitelerde inanılmaz bir gerici kadrolaşma yaşandı. İlerici, aydınlamadan yana öğretim üyeleri, araştırma görevlileri birçok yerde soruşturmaya uğradılar, çok sayıda cezayla yıldırılmaya çalışıldılar. Şimdi uluslararası bir İslam Üniversitesinin kuruluş hazırlığı yapılıyor.

AKP’nin Suriye’deki emperyalist komploya katılmasının ve Sünnileştirilmiş bir Ortadoğu hayalinin bedeli çok ağır oldu; sınır bölgesi ağırlıklı olarak insanlığın bütün kazanımlarına düşman gerici çetelerin eline geçti. Türkiye’de de radikal İslam son derece meşrulaştı ve militanları üniversitelere satırlı, kılıçlı saldırılar düzenlemeye başladılar.

AKP’nin üniversitelerde ve ülkemizde yaymaya çalıştığı bu korku politikası akademide yaşanacak en ağır cezalandırma ile bir kez daha gündeme geliyor. Değerli bir astro-fizikçi olan Prof. Rennan Pekünlü’nün 20 Kasım’da gericilik karşıtı eylemleri nedeniyle mahkûm edildiği 2 yıl 1 ay hapis cezasını çekmek üzere hapsedileceğini bilmek ürkütücü ve kabul edilmez bir aşamadır.

Bu cezalandırmanın insanlığın bütün ilerici birikimine karşı yapıldığının bilinciyle Prof. Rennan Pekünlü’nün hapis cezasının kaldırılması için, biz aşağıda imzası olan kitle örgütleri tüm üyelerimizi ve halkımızı Adalet Bakanlığı önünde 18 Kasım 2014’de yapılacak basın açıklamasını gerçekleştirmeye davet ediyoruz.

Eğit-Der

Eğitim-Sen Ankara 5 nolu şube

ODTÜ Mezunları Derneği

Üniversite Konseyleri Derneği

Türk Tabipler Birliği

Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği

YARSAV

Yargıçlar Sendikası

Basın Açıklaması için yer, saat ve tarih:

Ziya Gökalp Caddesi, Çankaya Belediyesi Önü, 12.30, 18 Kasım 2014

Not: Meslek mensupları cüppeleri ile katılabilirler.

18 Kasım 2014

 

 

Basına ve Kamuoyuna,

 

GERİCİLİĞE TESLİM OLMAYACAĞIZ

Türkiye’nin yetiştirdiği değerli bilim insanlarından astrofizikçi Prof. Dr. Rennan Pekünlü hukukla alakası olmayan siyasi bir davadan dolayı 20 Kasım’dan itibaren hapis yatmaya başlayacak.

Rennan Pekünlü hapis cezasına çarptırıldığı davanın tıpkı Ergenekon, Balyoz, KCK ve Oda TV davalarında olduğu gibi siyasi, dolayısıyla hukuken son derece keyfi olduğunu biliyoruz.

Prof. Rennan Pekünlü 2011 yılında yasa gereği kullanımı yasak olmasına, henüz serbest bırakılmamasına rağmen YÖK tarafından fiili olarak yaratılan üniversitelerde türban serbestliğine karşı tutanak tutarak direndiği için cezalandırılmıştır. Kamuda türbanın serbest bırakılmasına ilişkin yasal düzenlemeler, geçmişte Anayasa Mahkemesinin önüne üç kez getirilmiş ve hepsinde iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi içtihatları değişmediği için bugün geçerliliğini sürdürmektedir. Renan Pekünlü, Anayasa Mahkemesinin kararlarını uygulamaya çalıştığı için cezalandırılmaktadır. Şikayetçi öğrencilerin eğitim haklarından hiçbir mağduriyeti olmadığı saptanmıştır. Rennan Pekünlü tüm öğretim üyelerini yıldırmak ve gözlerini korkutmak üzere seçilmiş sembol bir isimdir. O dönemde tutanak tutan öğretim üyelerinden benzer bir sürece tabii olan bilinmemektedir.

Rennan Pekünlü benzer süreçlerde olduğu gibi, yandaş öğrenci, yandaş idare, yandaş basın ve yandaş yargı tarafından linç edilmiş ve bir intikam nesnesi olarak seçilmiştir. Bunu en önemli kanıtı ceza süresinin ertelenmesine izin vermeyecek şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak 2 yıldan uzun, yani iki yıl bir ay olarak kesilmesidir.

Sürecin siyasi bir dava olduğunun bir diğer kanıtı ise Türkiye’nin 2011’den bu yana gericilikte aldığı yolda aranmalıdır. Üniversitelerde türban serbestliği söz konusuyken, türbanın kamuya, orta öğrenime ve yargıya girmeyeceği garantisi iktidar tarafından veriliyordu. Önce kamuda, sonra orta ve ilk öğretimde, şimdi ise yargıda serbestlik tanındı. Gericiliğin bir durağı olmadığını fark ediyoruz. Özel okulları kazanamayan lise çağındaki çocukların imam hatiplere yazdırılması, yaşamın her noktasına dini gerekçelerle müdahale edilmesi, kadınların geçen yüzyılda elde ettikleri sınırlı kazanımların bile çok görülmesi bu gericilik dalgasının yansımaları olarak alınmalıdır.

Gericilik aslında çirkin ve insana düşman bir politikayı örtmek için kullanılıyor. Ülkenin emperyalizme bağımlı hale getirilmesinin, emeğin köleleştirilmesinin, talan ekonomisinin halkımıza kabul ettirilmesinin bir aracı olarak devreye giriyor.

Rennan Pekünlü özgür kalmalıdır. Bunun yolunu tarif etmek zorunda değiliz. Bu yolu siyasi davaları bir tuzak olarak hazırlayan AKP iktidarı düşünmelidir.

Bizler, aşağıda imzası olan kitle örgütlerinin temsilcileri ve üyeleri olarak Rennan Hoca özgürlüğüne kavuşana ve ülkemiz aydınlığa erişene kadar mücadele edeceğimize söz veriyoruz.

Eğit-Der

Eğitim-Sen Ankara 5 nolu şube

ODTÜ Mezunları Derneği

Üniversite Konseyleri Derneği

Türk Tabipler Birliği

Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği

YARSAV

Yargıçlar Sendikası