AKADEMİSYENLERİN DEMOKRATİK HAKLARI BASKI ALTINDADIR!

Gerçek demokrasiye sahip toplumlarda bireylerin ifade özgürlüğü vazgeçilemez bir haktır. Ülkemizdeki sözde ve sahte demokrasi ortamında ise neredeyse her kurumda, erk sahiplerinin çalışanlara baskı yapmayı ve düşüncelerini demokratik bir biçimde ifade eden bireyleri yıldırmayı bir tutum haline getirdiği görülmektedir.

Üniversitelerimiz için de durum aynıdır. Demokratik bir toplum, özgür üniversiteleri olmadan var olamaz. Ne yazık ki akademisyen olmanın temel ilkelerinden biri olan özerklik ve özgürlükler hiçe sayılmaktadır. Bu bağlamda baskı ve yıldırma bir buzdağı olarak karşımızda durmaktadır. Bu buzdağının görünen yüzüne birkaç örnek vermek gerekirse;

Mersin Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Ali Ekber Doğan, belediyecilik ile ilgili yaptığı eleştirel açıklama yüzünden hapis cezası ve kamu görevinden çıkarılma ile yargılandı.

Çorum Hitit Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi M. Oya Yağcı’nın görevine, isimsiz bir ihbar mektubunun üniversite yönetimine gönderilmesinin ardından iktidara karşı eleştirel tutumu nedeniyle son verildi.

Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Hayrettin Ökçesiz’e Cumhurbaşkanlığı Seçimi sonrası ortaya çıkan hukuk dışı durum nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduğu için ders görevlendirmesi yapılmadı ve hakkında disiplin soruşturması başlatıldı.

Dokuz Eylül Öğretim Elemanları Derneği (DEÜNİDER) olarak öncelikle giderek kapsamı genişleyen tüm bu baskı ve yıldırma eylemlerini kınıyoruz. Yapılan tüm bu baskılara karşı akademik özerklik, araştırma özgürlüğü yanısıra düşünce ve ifade özgürlüğü adına öğretim elemanları ile dayanışma içinde olduğumuzu ve baskı ve yıldırmaya karşı örgütlü mücadele edeceğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.

DEUNİDER Yönetim Kurulu